SağlıkŞubat 6, 2022

İklim Değişikliği ve Sağlık Üzerine Etkileri

Deniz seviyeleri yükseliyor, buzullar eriyor, yağış şekilleri değişiyor, hava durumlarında görülen dengesizlikler sıklaşıyor… Dünya ikliminde meydana gelen hissedilir değişiklikler ve bunlara dair medyada yer alan haberler, özellikle son yıllarda eminim herkesin dikkatini çekiyor.

NASA (ABD Havacılık ve Uzay Dairesi) iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı sonuçları çarpıcı rakamlarla ortaya koyuyor.  NASA 2019 verilerine göre:

  • Küresel sıcaklık 1880 yılından bugüne 10 derece artış göstermiş.
  • 136 yıllık kayıtlara göre, en sıcak yıl olarak işaretlenen 18 yıldan 17’si 2001 yılından itibaren yaşanmış.
  • Kuzey kutbundaki buzlar, her on yılda %13.2 oranında azalmış.
  • Deniz seviyesi her yıl 3.2 mm artmış.
  • Havadaki karbondioksit (CO2) düzeyi 650 bin yıl içinde en yüksek düzeyine ulaşmış.

NASA ve Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi ortak yayınladıkları güncel bir raporda da Dünya’nın güneşten gelen enerjiyi tutma miktarının 2005-2019 yılları arasında benzeri görülmemiş bir şekilde iki katına çıktığını söylüyor. Enerji dengesizliği olarak adlandırılan bu ısı tutulumu, okyanus, hava ve karanın hızla ısınmasına neden oluyor.

Öte yandan NASA Ulusal Kuraklık Azaltma Merkezi, 11 Ocak 2021’de GRACE-FO uydularınca çekilen Türkiye’nin yer altı suyu ve toprak nemi ölçümlerine ilişkin iki harita yayımlayarak ülkemizin de şiddetli kuraklık tehlikesi altında olduğunu söyledi.

Bütün bu sonuçların sağlığımız ve güvenliğimiz için ne denli ciddi sonuçları olacağını tahmin etmek hiç zor değil.  Nitekim Dünya Sağlık Örgütü de (WHO) iklim değişikliğinin sağlık ve sağlık ekonomisinde yaratacakları ile ilgili bakın neler söylüyor:

  • 2030 ve 2050 yılları arasında yetersiz beslenme, ishal ve aşırı sıcakların yaklaşık 250.000 ek ölüme neden olması beklenmektedir.
  • İklim değişikliğinin sağlığa maliyeti, 2030 yılına dek tahminen 2-4 milyar ABD doları/yıl olacaktır.
  • Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaşayan, bağışıklık sistemi zayıf, kronik hastalıklara sahip ve yaşlı bireyler, bütün bu olumsuzluklardan yardım almadan en az başa çıkabilecek kişilerdir.
  • Aşırı hava sıcaklıkları, kardiyovasküler ve solunum yolu hastalıkları bulunan kişilerin ölüm nedenlerine doğrudan katkıda bulunmaktadır. Avrupa’da 2003 yılında sıcak hava dalgasında 70.000’den fazla ölüm kaydedilmiştir. Yüksek hava sıcaklıkları ayrıca, havadaki kardiyovasküler ve solunum yolu hastalıklarını tetikleyen ozon ve diğer kirleticilerin seviyesini de yükseltmektedir.
  • Polen ve diğer alerjen seviyeleri de aşırı sıcaklarda daha yüksektir. Bu durum yaklaşık 300 milyon astım hastasını tetikleyebilir.
  • 1960 yılından bugüne üç kat artan doğal afetler, özellikle gelişmekte olan ülkelerde her yıl 60.000 ölüme neden olmaktadır.
  • Yükselen deniz seviyeleri, hava durumlarındaki dengesizlikler, insanların evlerini, sağlık kuruluşlarını ve diğer temel hizmetleri yok edebilecek ve denize ortalama 60 km mesafede yaşayan dünya nüfusunun yarısından fazlasında ruhsal hastalıklardan, bulaşıcı hastalıklara kadar bir dizi sağlık riskini artırabilecektir.
  • Değişen yağış şekilleri, içme suyu arzını etkileyebilecektir. Bu durum, su kıtlığına, hijyen imkanlarının azalmasına, ishal riskinin yükselmesine neden olabilecektir.
  • Sel ve aşırı yağışların sıklığı ve şiddeti de artıyor. Seller, temiz su kaynaklarını kirletmekte, sivrisinek gibi hastalık taşıyan böcekler için üreme alanları oluşturmaktadır. Ayrıca, boğulmalara neden olmakta, evlere zarar vererek, sağlık hizmetlerine erişimi aksatmaktadır.
  • Artan sıcaklıklar ve değişken yağış, şu anda her yıl 3.1 milyon ölüme neden olan yetersiz beslenme oranını artıracaktır.
  • İklim koşulları, böcekler, salyangozlar gibi hayvanlar yoluyla bulaşan su kaynaklı hastalıkların daha fazla görülmesine neden olmaktadır.
  • İklimdeki değişikliklerin vektör kaynaklı (keneler, sinekler, pireler, salyangozlar gibi canlılar vasıtasıyla bulaşan hastalıklar) önemli hastalıkların bulaşma mevsimlerini uzatması ve coğrafi aralıklarını değiştirmesi de muhtemeldir. Yine sıtma da iklim ile güçlü bir şekilde ilişkili olan bir hastalıktır. Anopheles sivrisineklerinden bulaşan sıtma, dünyada her yıl 400.000’den fazla insanın ölümüne yol açmaktadır. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/climate-change-and-health

İklimdeki bu dramatik değişikliklerin yarattığı/yaratacağı sağlık tehditleri bu denli ortadayken, dünya insanları doğaya verdiği zararın, enerji kaynaklarını tasarruflu kullanmanın öneminin ne yazık ki halen yeterince farkında değil.  WHO, Birleşmiş Milletler, ülkelerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi kuruluşlarının aldığı önlemlerin ve gerçekleştirdiği çalışmaların ne denli etkili olabileceği ile ilgili de bir tahminde bulunamıyoruz.

Değişim ve gelişimin öncelikle her bireyin kendi sorumluluklarının farkında olmasıyla gerçekleşebileceğine inanan bir insan ve akademisyen olarak, iklim değişikliğinin önüne geçmek için hepimizin bir an önce almamız gereken önlemleri öğrenerek, hayatlarımıza adapte etmemiz gerektiğine önemle dikkat çekmek isterim. Mümkün olduğunca özel araç kullanmayarak, bunun yerine yürümeyi, toplu taşıma araçlarını tercih ederek karbon emisyonlarının azalmasına katkı sağlamak, alışverişte poşet kullanmak yerine tek bir alışveriş çantası kullanma alışkanlığı edinmek, banyoda, mutfakta kullandığımız suyun miktarını azaltmak, plastik şişeleri hayatımızdan çıkarmak gibi alabileceğimiz ne çok basit önlem var.

İklim değişikliğiyle mücadele tedbirleri için TC. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının aşağıdaki linkini ziyaret ederek bilgi edinmenizi önerir, hepinize sağlıklı günler dilerim. https://www.csb.gov.tr/iklim-degisikligi-ile-mucadelede-gunluk-hayatta-alinacak-onlemler-bakanlik-faaliyetleri-743

Prof. Dr. Halil Coşkun

Share