SağlıkAralık 29, 2021

Sağlık ve Bilgi Kirliliği

İnternetteki bilgi kirliliği aldı başını gidiyor. Hemen her hasta, hastalığı ile ilgili önceden edindiği doğru bilgilerin yanında mutlaka yanlış bir bilgi ile de karşımıza geliyor. Çünkü dijital kanallarda herkes, istediği her şeyi istediği an paylaşabiliyor ve bu bilgiler artık sonsuza dek sanal dünyada kalıyor. Öğrendiklerimizi başka insanlarla paylaşmak çok güzel ancak paylaştıklarımız özellikle sağlık gibi hassas bir konuda olduğunda mutlaka referansıyla birlikte paylaşmayı unutmamamız gerekiyor.

Tam da bu noktada internetin bizlere sunduğu, bilgiye anında ulaşabilmek gibi harika bir fırsat dezavantaja dönüşebiliyor. Hastalıklar ve tedavi yöntemleri konusunda edindiği yanlış bilgilerle muayene olmaya gelen kişileri doğru bilgilere ikna etmek bazen hiç kolay olmuyor. Bunda sadece internetteki bilgi kirliliğinin değil, sosyal medyada hiçbir referans gösterilmeden paylaşılanların etkisi de büyük. Kendi uzmanlık alanımdan örnek verecek olursam:

  • Vücut kitle endeksi değerlerine göre obez olmayan, biraz fazla kilolu olan bir hasta ısrarla obezite ameliyatı olmak istediğini, X sanatçının ya da iş arkadaşının bu yöntemle incecik olduğunu ve herkese ameliyat önerdiğini söylüyor. Olmaması gereken bir ameliyat konusunda ısrar ediyor. 
  • Yine tam tersi, obezite ameliyatı olacağı sırada obezite ameliyatı sonrası mutlaka komplikasyon gelişeceğine dair haberler okuyarak aşırı kaygıyla gelen bir başka hasta ameliyat olmaktan korktuğunu ifade ediyor.

Hekim olarak bu tip durumlarda hastalarımızı iyice dinlemek, anlamak ve doğru bilgilendirmek konusunda elbette bize çok iş düşüyor. Ayrıca günümüzde bir hastaya bir tedavi başlarken, tedavi yöntemine ve tüm sürece hastayla birlikte konuşup tartışarak karar vermek büyük önem taşıyor. Hatta bu anlamda dünyada, hastanın sesinin daha çok dinlenmesi gerektiği, rutin bir anamnez (hekimin hastanın öyküsünü dinlemesi) almanın artık klasik bir yöntem olduğu konuşuluyor. Hasta-hekim görüşme kalitesinin geliştirilmesi için çalışılıyor. Konunun tabii ki bir de ilaç endüstrisi boyutu var. İlaç endüstrisi de bir ilacı geliştirirken o ilacın kullanım formu, ambalaj görüntüsü vb. konularda anketler yaparak insanlardan fikirler alıyor. Kısacası ve açık tabirle, “Ben size bu tedaviyi veriyorum” ya da “Bir ilaç geliştirdik kullanım şeklinin de bu olduğuna karar verdik” gibi tek taraflı verilen kararlar hem hekim tarafında hem de ilaç sektörü tarafında yakın gelecekte rafa kalkıyor. Hastanın tedavide daha çok söz hakkı olması, daha etkin dinlenmesi yönündeki çalışma örneklerini sıklıkla göreceğimizi şimdiden söyleyebilirim. Dolayısıyla hekimlerin de ilaç endüstrisinin de kendilerini bu yönde geliştirmeleri gereği artık kaçınılmaz bir gerçek olarak önümüzde duruyor.

Dijital medyadaki bilgi kirliliği konusuna dönecek olursak; bilgi kirliliğinin maddi ve manevi zarar görmemize neden olduğu konuların başında sağlık geliyor. Sağlığa yönelik edinilen yanlış bilgiler, kişilerin tedaviye erişimlerine engel olmasının yanında, bilinçsizce alternatif tedavi yöntemleri denemelerine, hekim önerisi olmadan ilaç kullanmalarına, ruhsal yönden yoğun kaygı yaşamalarına neden oluyor.

Bu gerçek karşısında toplumu hastalıklar konusunda bilgilendirme sorumluluğunu üstlenen ilaç sektöründeki bazı şirketlerin gerçekten çok başarılı işlere imza attıklarını görüyoruz. Örneğin; 

Hekimlerle iş birliği içinde oluşturdukları hastalık bilgilendirmesi yapan web siteleri bunların başında geliyor. Bu web sitelerinde bir hekim, önceden gerçekleştirilen video çekiminde hastalığın nedenlerini anlatırken diğer hekim de hastalığın tedavi yöntemlerini ya da hastalıktan korunma yöntemlerini anlatıyor. Dolayısıyla hasta ve hasta yakınlarının da bu siteler aracılığıyla hekimlere yani en doğru bilgiye ulaşmaları mümkün oluyor. 

Yine ilaç endüstrisi-hekim iş birliğinin bu yöndeki güzel örneklerinden birinin de hastalıklara yönelik bilinçlendirme oluşturmayı hedefleyen basın toplantıları olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle hastalıklara yönelik farkındalık günlerinde gerçekleştirilen basın toplantılarıyla topluma doğru bilgiler veriliyor ve bu bilgiler medya kuruluşlarının internet üzerindeki paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşıyor. Kısacası, internet üzerindeki bilgi kirliliğinin önüne geçmek için hekimlerle birlikte hastalık farkındalığı üzerinde sosyal sorumluluk projeleri de içeren daha çok iletişim çalışmaları yapılması gerekiyor.

Bunların yanında, insanların referanssız, hekim açıklamalarına dayanmayan bilgilendirmelere ilgi göstermemeleri için de yapılması gerekenler var. Bu kısımda da ilaç sektörünün spot, kısa videolarla topluma mesajlar vermesi fayda sağlayacaktır diye düşünüyorum. 

Doğru sağlık bilgilerine ulaşmak günümüz karmaşasında giderek çok kıymetli bir hal alıyor. Aynı zamanda da yanlış bilgilerin zararları giderek daha çok kişinin yaşamını etkiliyor. Bunun için biz hekimlerin, sağlık endüstrisinin ve kamunun birlikte iş birliği içinde çalışması ve yeni çözümler geliştirmeleri büyük önem taşıyor. 

Prof. Dr. Halil Coşkun

Share